Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 1974 yılında yaşanan acı olaylar neticesinde hayatını kaybeden şehitlerin kimlikleri uzun yıllar boyunca bilinmiyordu. Ancak, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin titiz çalışmaları ve kazı araştırmaları sayesinde toplam 15 Kıbrıslı Türk şehidin kimlikleri tespit edildi. Bu önemli gelişme doğrultusunda, 52 yıl sonra düzenlenen resmi törende şehitler toprağa verildi. Bu törende, ülke ve bölgenin çeşitli temsilcileri yanı sıra şehit yakınları ve vatandaşlar da hazır bulundu. Artık, o kara günlerde yaşanan acı olayların üstünden uzun yıllar geçmesine rağmen, aileler ve toplum hafızasında derin izler bırakan kayıpların bir kısmının kimlikleri ortaya çıktı.
Özellikle 14 Ağustos 1974 tarihinde, Rumların saldırıları sonucu hayatını kaybeden toplam 126 sivilden, kimlik tespiti yapılan 89’undan söz ediliyor. Bu 89 şehit, önceden toplu mezarlarda gömülmüş, sonrasında ise gerçekleştirilen çalışmalarla uygun mezar şekli ve yerleri belirlenerek, uzman ekiplerin katkılarıyla bireysel kabirlere defnedildi. Bu süreçte, bölgedeki çalışmalar adeta bir adım daha ileri taşındı ve 37 şehitten 15’inin DNA ve diğer tespit yöntemleri kullanılarak kimlikleri kesin olarak belirlendi. Kimlikleri tespit edilen şehitler için Atlılar Şehitliği’nde düzenlenen törenle cenaze namazı kılındı ve ardından dualarla anıldılar. Tören tamamen devlet protokolü eşliğinde gerçekleşti ve törene katılanlar, geçmişte yaşanan acı olaylara anımsayarak birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Kimlikleri belirlenen şehitler arasında, aileleri için büyük anlam taşıyan çocuklar ve yetişkinler bulunuyor. Bunlar arasında, sadece 40 günlükken hayatını yitiren Seldem Ali Osman ve 16 aylık Betül Arnavut da yer alıyor. Ayrıca, 2, 3, 4, 6, 10 ve 12 yaşındaki çocuklar da aileleri ve toplum tarafından büyük bir üzüntüyle anıldı. Şehitlerin isimleri ise dikkat çekici detaylar içeriyor ve ailelerin anlatımlarına dayanarak, öncesinde bilinmeyen bu isimler, bundan sonra hatıralarda yaşatılacak. Kimlikleri tespit edilen diğer şehitler arasında Tülay Süleyman, Hasan, Kemal, Okan Süleyman, Gürhan Ali Çerkez, Ayşe Hasan, Narin Hasan, Kıymet Hasan ve muhtelif küçük yaşlardaki çocuklar bulunuyor. Tüm bunlar, kayıplar ve acılar karşısında toplumun uluslararası hukuka ve adalete olan inancını pekiştirirken, bölgedeki barış ve istikrar açısından da önemli bir mileta dönüşüyor. Hatırlanacağı üzere, 1955’ten itibaren başlayan ve EOKA terör örgütü ile devlet güçlerinin de ortak hareketleri sonucu gerçekleştirilen katliamlar, bölgedeki çatışmaların ve acıların temelini oluşturdu. Atlılar köyü ve çevresinde, 37 sivilin toplu mezarlara gömülmesine yol açan bu olaylar, bölgenin acı tarihine kara bir leke olarak kazındı ve bölgesel arama çalışmalarında bölgedeki katliamın izlerine yeni tanıklıklar kazandırdı.
