Türkiye’nin insan hakları alanında uzun süredir tartışılan ve adalet mekanizmasında bekleyen önemli bir dosya olan Madımak katliamına ilişkin dava, 12 yıldır Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) bekletilmekteydi. Bu uzun süre zarfında, mağdurların haklarının teslim edilmesi konusunda yaşanan gecikmeler ve dosyanın hukuki akışının yavaşlaması kamuoyunda büyük bir endişe ve tepkiyle karşılandı. Özellikle olay sonrası yaşananlar ve hükümetin yargıya müdahale iddiaları, davanın seyri üzerinde gölge düşürdü.
Bu sürecin sonunda, davanın mağdurlarını temsil eden avukatlardan Dr. Günal Kurşun, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kurşun, dosyanın AYM’de 12 yıldır bekletilmesinin sebebini hukuki değil, siyasi olduğunu ileri sürdü. Bu gecikmenin, adil yargılanma hakkını ve mağdurların adalet beklentisini ciddi şekilde zedelediğine dikkat çekti. Kurşun, hem uluslararası hukuk normlarına uygunluk hem de vatandaşların temel haklarını gözetmek adına, davanın bir an önce karara bağlanması gerektiğinin altını çizdi.
Avukat Kurşun, ayrıca, bu sürecin siyasi iradenin yargıya olan müdahalesiyle bağlantılı olabileceği görüşünü dile getirerek, adalet sisteminde siyasi baskıların ve müdahalelerin var olmasının, hukuk devletinin temel ilkelerine ciddi zararlar verdiğini vurguladı. Son zamanlarda yaşanan gelişmeler ışığında, bu davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmasının, adil yargılanma hakkının sağlanması adına önemli bir adım olduğunu belirten Kurşun, uluslararası platformların bu davayı yakından takip edeceğinin altını çizerek, adaletin tecelli etmesi için gereken sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu.
